Ulusalcılık Atatürk’ten Miras Kaldı
İktidara karşı duranların tehdit olarak değerlendirildiğini söyleyen Armağan Kuloğlu, “Ulusalcılığın terör olarak tanımlanması talihsizliktir, maksadını aşmıştır” dedi
Ulusalcılığın, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından terör kapsamında eğerlendirilmesi ile ilgili tepkiler devam ediyor. Emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu, AB’ye ve sözde “demokrasi, insan hakları, özgürlük” söylemlerine dayanan eylemlere karşı duranların tehdit olarak algılanmasının arkasında “Mevcut iktidara karşı duranlar tehdittir” anlamı çıkacağını söyledi. Bu tehdide ulusalcılığın eklenmesi talihsizliktir ve maksat aşılmıştır” diyen Kuloğlu, MİT eski Müsteşarı Sönmez Köksal’ın ulusalcılığı “PKK ve aşırı dinci faaliyetlerle” bir tutmasını da eleştirerek şöyle devam etti:
Birliğimizi savunmak esas
“ Ulusalcılık ile Milliyetçilik eşdeğerdir. Bu değerlerin anlamı, ülke menfaatlerini, şahsi menfaatlerden daha üstün görmek, üniter devleti savunmaktır. Ulusalcılık, yeni bir kavram da değildir. Ankara’da Ulus semti, Atatürk döneminden beri bu kavramın kullanıldığının en güzel örneğidir. Tabii ki, ulusal çıkarlarımızı, birliğimizi savunanlar, AB’ye ve ABD’ye karşı çıkacaklardır. Bir operasyon kapsamında gözaltına alınanlara baktığımızda da normalde yan yana gelmeyecek isimlerin tutuklandığını görüyoruz. Ancak bu isimlerin ortak paydası, mevcut iktidara yönelik eleştirileridir.”
ABD ve AB’nin eli var
Hükümetin, meşruiyetini ülke dışında arama anlayışı nedeniyle kendisine karşı çıkanları ulusalcılar olarak nitelemesin ve bunu tehdit olarak görmesinin doğal olduğunun altını çizen Kuloğlu şunlara vurgu yaptı: “Olayın Milli Güvenlik ve Siyaset Belgesi (MGSB) boyutu var. Buna göre, Milli Güvenlik Kurulu’nda Cumhurbaşkanı ve Başbakan da dahil olmak üzere tüm üyelerin onayıyla oluşturulan MGSB’de iki tür tehdit algılaması var. Bu tehditler, ’Bölücülük ve İrticadır” dedi.
Yeniçağ Gazetesi - 03.04.2008