HANGİ YİĞİT DOKUNABİLİR?
Rahmi TURAN
ABDÜLLÁTİF
Şener "Bütün yolsuzluk dosyalarını biliyorum. Hepsi dokunulmazlıkların
arkasında" diyor.
Şener, geçen dönem Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı olarak Tayyip
Erdoğan’ın en yakın mesai arkadaşlarından biriydi. AKP’den ayrıldıktan
sonra bir süre siyasetten uzak kaldı, akademisyen olarak çalıştı, kafasını
dinlendirdi, enerji topladı ve yerel seçimlerden sonra "Türkiye
Partisi"ni kurarak yeniden siyasete atıldı.
Alman Die Welt Gazetesi’ne konuşan Abdüllátif Şener, AKP’nin
yolsuzluklarla anılan bir parti haline geldiğini belirterek:
"Meclis’teki tüm dosyaları biliyorum. Ama hepsi dokunulmazlıkların
arkasında... Milletvekillerine karşı 300 dosya var. Bunlardan 260’ı AKP ile
ilgili!" dedi.
Yanlış okumadınız. Şener’in açıklamasına göre, 260 (iki yüz altmış) AKP
milletvekilinin suç dosyası savcıların raflarında duruyor.
Milletvekili dokunulmazlığı kaldırılmadıkça bu siyaset temizlenemez. Peki,
raflarda 300 suç dosyası beklerken milletvekili dokunulmazlığı kalkar mı? Kalkmaz!
Bu durumda AKP’ye "Ak Parti" demek doğru mu? Başbakan
Erdoğan, AKP diyenlere içerleyip "Partimizin adı Ak Parti’dir, AKP
diyenler edepsizdir. AK temizliği ve kalkınmayı ifade ediyor. Söyleyemiyorsan
eğer, o zaman iftira ediyorsun" diye kızacağına önce şaibeli
milletvekilleri "ak" sıfatını "aklanarak "
hak etmeli.
Abdüllátif Şener, Alman Die Welt Gazetesi’ne ne diyor?
"Meclis’teki 300 suç dosyasından 260’ı AKP milletvekilleri ile ilgili!
Ben hepsini biliyorum!"
Şener sıradan bir siyasetçi değil... AKP’nin kuruluşundan son genel seçime
kadar önemli görevlerde bulunmuş bir kişiÖ O zaman bu
partiye nasıl "AK" diyeceğiz?
Başbakan Erdoğan bu tabloya bakıp biraz da kendi partisine kızmalı ve
dokunulmazlıkları kaldırmak için kolları sıvamalı. Tabii olmayacak duaya "Amin" demek gibi bir şey bu...
* * *
Anayasamıza göre, milletimiz egemenliğini "yetkili kurullar"
aracılığıyla kullanır.
Yetkili kurullar ise Yasama, Yürütme ve Yargı’dır.
Bu üç güçten ikisini, Yasama ve Yürütme organlarını, millet oylarıyla bizzat
seçer.
Yasama, yani Türkiye Büyük Millet Meclisi, halktan aldığı oylar sonucu işbaşına
gelmiştir. Peki, halkımız hangi muhteremleri seçmiştir?
Geçen dönemin Başbakan Yardımcısı Abdüllátif Şener’in Alman Die Welt
Gazetesi’ ne yaptığı açıklamaya göre Meclis’te 300 milletvekili için suç
dosyası var.
Başka bir iddiaya göre dosya sayısı 300’den de fazla... Peki, suçların cinsi ve
mahiyeti ne?
* * *
Milletvekili dokunulmazlığı zırhına büründükleri için haklarındaki dava
dosyaları savcılıkların raflarında bekleyen milletvekillerinin oluşturduğu
tablo, iddiaya göre şöyle:
3 kişi tecavüzden yatmış.
29 kişi eşine karşı şiddet kullanmakla suçlanmış.
7 kişi sahtekárlık suçundan tutuklanmış.
19 kişi karşılıksız çek yazmaktan suçlu.
117 kişi doğrudan veya dolaylı olarak en az iki işinde iflas etmiş.
84 kişi geçen dönem sarhoş araba kullanmaktan gözaltına alınmış.
74 kişi kötü kredi geçmişi sebebiyle kredi kartı alamıyor.
14 kişi uyuşturucuyla ilgili suçlardan tutuklanmış.
8 kişi mağazada hırsızlık yaptığı için tutuklanmış.
21 kişi halen çeşitli davalarda sanık.
Sevgili halkımız... Sahi siz bunları mı seçtiniz?
Hürriyet Gazetesi - 22 Haziran 2009