ONURU KORUMAK
Öztin AKGÜÇ
Onurlu olmak, onuru korumak, erdemli davranışların kaynağıdır. Çalışkanlık, savaşım gücü, yerine göre cesaret, yararlı üretkenlik, kişilikli davranış onurlu olmanın, onurlu kalmanın sonuçlarıdır.
Onurlu kişi, gururunu kırdırmamak, kimseye muhtaç olmamak, kendi ayakları üzerinde durabilmek, zaruret içine düşmemek için çalışkan ve üretken olma gereğini duyar.
Onurlu kişi, maliyeti ne olursa olsun, düşüncelerini açıklamaktan kaçınmaz; zorbalığa, tehditlere boyun eğmez; her ortama göre farklı davranış sergilemez; zorba karşısında pısmaz, “kesilir ama çekilmez boynum” değer yargısı ile hareket eder. Haksızlığa, sömürüye karşı çıkar.
Onur, cesaretli davranışı, cesaret de dürüstlüğü gerektirir. Gereken cesareti gösterememek onurlu insanı ne kadar yaralarsa, etik kurallara uygun davranamamak da vicdanını yaralar. Onurlu kişi, haksız kazanç elde etme, arkadan kuyu kazma, kaypaklık, çamur atma, iftira gibi davranışlar içine girmez. Konuşmalarında, yazılarında fincancı katırlarını ürkütmeyelim gibi ikircikli bir tutum sergilemez. Görüşlerini, düşüncelerini, sonuçları ne olursa olsun savunur.
Onurlu kişi, benmerkezci, hodbin, bencil, yalnız kendini düşünen davranışlar sergilemez. Başkaları tarafından aferist, çıkarcı, güvenilmez olarak tanımlanma, gururunu incitir. Bedeli ne olursa olsun onurlu tarzı, sevgiler ve zorluklar karşısında ödün vermez.
Yalakalık, belli çevrelere hoş görünme, rüzgâr gülü olma, esen yele göre yelken açma, onurla, gururla bağdaşmaz. Onurlu, gururlu kişi, iç ve dış güç odaklarının sözcüsü gibi davranmaz; çıkar odaklarının fedailiğine soyunmaz; niteliği belli TV kanallarının kadrolu yorumcusu gibi davranmaz. Verilen talimata göre karar almaz, rapor düzenlemez, politika belirlemez, tebliğ hazırlamaz, övgü düzmez ya da sövmez. Kriptoluk, gerçek kimliğinden, gerçek düşüncelerinden farklı görüntü vermek, alçakça bir davranış olduğu gibi onurlu, gururlu bir kişinin başvuracağı, tevessül edeceği bir yaşam biçimi de değildir.
Onurlu kişi, para, orun, etiket karşılığı gururundan ödün vermez. Görevini, eleştiriye yer bırakmamaya gayret ederek yerine getirmeye çalışır. Her konuda profesyonelce davranmaz, çıkar dağılımı pazarlığı yapmaz, başkalarının zor durumundan yararlanmaya kalkışmaz.
Onurlu kişi yalnız kendi onurunu, gururunu değil, toplumun, ülkenin gururunu, onurunu korumayı görev bilir. Ülkenin saygınlığının, onurunun kırılmasına tepki verir, ülkenin saygınlığı için savaşır.
Onurla, para, çıkar arasında bir değişim, takas, pazarlık yapılmaz. Çıkar beklentisi ile onur ve gururdan ödün verilemez... Şerefli kişide çıkar, para, mevki, onurun, gururun korunmasının önüne geçemez.
Onurlu ve gururlu davranmakla, kibiri ayırmak gerekir. Kibir, kendini beğenmişlik, yüksekten bakmak, yüksekten atmak, gösteriş gururun değil kişisel zafiyetin, eksikliğinin göstergeleridir.
Yaşamı boyunca kendi onurlarını, gururlarını koruyamayanlar, ülkenin, toplumun, kurumların gururunu da koruyamazlar. Türkiye’nin günümüzde yaşadığı gurur, onur örselenmesinin nedeni de, gurur ve onur konusunda duyarlılıkların yitirilmekte oluşudur. Onur örselenmesi ne yazık ki yalnız politikada değil, özellikle medyada, bürokraside, eğitim kurumlarında hatta spor alanlarında gözlemlenmektedir.
İnsan gibi insan olmanın olmazsa olmaz koşulu Türkiye’nin onur ve gururu, ne yazık ki sözde açılımlarla sürekli örselenmektedir. Yalnız kişisel değil, ülkenin onurunu da korumak vatandaşın görevi ve sorumluluğudur.