CESARET NEDİR KORKAK KİMDİR?
Rahmi TURAN
BİLİNMEYEN
şeyler insanlara daima korku verir. Son zamanlarda öyle garip işler oldu ki,
bir korku toplumu haline getirildik. Adeta bir korku imparatorluğu yarattılar.
İnsanlarımız gölgelerinden korkar hale geldi. Telefonda konuşurken bile
korkanlar var!
Peki, korku nedir? Korkaklıktan kurtulmak mümkün müdür? Korkunun sonu olur mu?
Gelecekteki muhtemel tehlikeyi hissedenler, bacaklarıyla düşünmeye başladı.
* * *
Bir Hint masalına göre:
Kedi korkusundan endişe içinde yaşayan bir fare vardır. Büyücünün biri fareye
acır ve onu bir kediye döndürür. Fare, kedi olmaktan son derece mutlu olacağı
yerde bu kez de köpekten korkmaya başlar.
Büyücü bu kez onu bir kaplana döndürür. Kaplan olan fare sevineceği yerde avcıdan
korkmaya başlar.
Büyücü bakar ki, ne yaparsa yapsın farenin korkusunu yenmeye imkán yok. Onu eski haline döndürür ve der ki:
"Sen cesaretsiz ve korkak birisin. Sende sadece bir farenin yüreği var!
O yüzden sana yardım edemem!"
Korkak olanlara gölgeleri bile düşmandır!
* * *
Büyük yazar Shakespeare, "Korkmak" konusunda
şöyle diyor:
"İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için sevmekten korkuyor."
"Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için."
"Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için."
"Yaşlanmaktan korkuyor, gençliğin kıymetini bilmediği için."
"Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için."
"Ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için!"
Korku, bilgisizlikten doğar.
Korku, gelecek bir kötülüğü beklemektir.
Hayattan bıkıp ölümü istemek bile korkakların işidir.
Bir şeyin haklı olduğunu bildiği halde, o şeyden yana çıkmayan korkak
demektir. Kaybedeceğinizi düşünüyorsanız, çoktan kaybetmişsinizdir. Her şey
insanın kafasında biter.
Yükselmek için yüksek düşünmelisiniz, hedefleriniz büyük olmalı.
Yaşam savaşını kazanan, her zaman en güçlü ya da en hızlı olan değildir. Uzun
zaman yaşamak için değil, doğru yaşamak için çalışmalıyız.
Ümidini yitirmiş olan toplumların, kaybedecek daha değerli şeyi yoktur!
* * *
Pek çok kimse, kaçmaktan korktuğu için cesur zannedilmiştir.
Hayatınızın biteceğinden korkacağınıza, hiç başlamadığını düşünün. Bu, insana
teselli verir. Hayatın kötü günleri de olmalı ki, insan dayanıklılığını,
cesaretini gösterebilsin.
Cesareti olmayan insanların da, toplumların da başarısı söz konusu olamaz! İyi
ve doğru şeyler yaptığınız, insanları sevdiğiniz vakit yaşam öyle güzeldir
ki...
Büyük kafaların büyük hedefleri vardır. Küçük kafaların
ise sadece arzuları. Küçük kafalar talihsizliklere boyun eğerler, büyük
kafalar ise talihsizliklerin üstünde yükselirler.
Cesaret hiç korkmamak değil, korkuya rağmen bir şeyler yapabilmektir.
Cesur olmak, korkuya direnmek ve korkuyu yenmek demektir. Korkusuzluk değildir.
Bugün ulusça içinde bulunduğumuz ağır şartlardan cesur olarak, iç ve dış her
türlü baskıya cesaretle göğüs gererek kurtulabiliriz. Korkak olana Tanrı
bile yardım etmez!
Hürriyet Gazetesi - 11 Haziran 2009