OSMANLI OLMAK İSTERKEN

 

Erdal ATABEK

 

Toplumun kimi kesimlerinde ‘Osmanlı olmak’ özlemi görülüyor.

Başbakan’a ‘Hoş Geldin Padişahım’ afişleri asmalar.

Arap toplumlarına ‘ağabeylik etme’ hevesleri.

İslam dünyasına önderlik etme niyetleri.

Sağımıza solumuza ‘kabul edilen hakemlik yapma’ çabaları.

‘Ne oluyoruz?’ ‘Nereden kaynaklanıyor bu hikâye?’ diye bakarken ne görüyoruz?

Meğer Amerika imparatorluğu radikal İslam ile barışmak istiyormuş.

İslam ülkelerinin halklarındaki Amerika nefretini ortadan kaldırmanın peşindeymiş.

Peki bu nefret nasıl kalkarmış?

Halkı İslam olan, yönetimi de Amerika ile uyumlu, din yanlısı bir ülke bulunurmuş.

Bu ülke Amerika ile, hatta Avrupa ile de İslam dünyası arasında köprü yapılırmış.

Bu ülke ‘ılımlı İslam ülkesi’ olurmuş.

İslam dünyasına da ‘işte bu ülke sizin modelinizdir’ diye gösterilirmiş.

Artık bu ülke Amerika’nın stratejik ortağı olurmuş.

Bütün Amerikan projelerinin de ortağı yapılırmış.

O ülkenin siyasal iktidarı da bu uyumun içinde olduğu sürece her yolla desteklenirmiş.

İşte bu ülke Türkiye oluyormuş.

İslam ülkelerinin kilidi buradan açılacakmış.

Anahtarı da Adalet ve Kalkınma Partisi oluyormuş.

Eh asıl hedef bütün İslam ülkeleri olursa, hepsinin modeli, yol göstecisi olursa,

orası neden ‘imparatorluk’ olmasın.

Oranın lideri neden ‘padişah’ olmasın.

Hazır halkının bir bölümü de ‘Allah’ın kulu-padişahın kölesi’ olmak istiyorsa

Amerika’nın canına minnet.

Ama bu gidişe bir engel var.

Hem de güçlü bir engel:

Türkiye Cumhuriyeti.

Türkiye Cumhuriyeti bu planın önünde güçlü bir engel.

Cumhuriyetçiler var ki ölümüne Atatürkçü.

Atatürkçüler var ki yeminli Cumhuriyetçi.

Bağımsızlık beyinlerine kazılmış.

Laiklik akıllarına yazılmış.

Ne kulluğa razılar ne köleliğe yatkınlar.

İşte onları da yıpratmak gerekiyor.

Bıkanı bıktıracaksın.

Yılanı yıldıracaksın.

Bıkmayanı, yılmayanı bir yolunu bulup içeri tıkacaksın.

Yolu yoksa yol açacaksın.

Nedeni yoksa icat edeceksin.

Soranı duymazdan geleceksin.

Arayanı pişman edeceksin.

Geri kalanı sindireceksin.

Dışardan vuracaksın, içerden yıpratacaksın.

Bu Türkiye Cumhuriyeti’ni böleceksin, kemireceksin, zayıflatacaksın ki,

Osmanlı İmparatorluğu’nu yeniden kurabilesin.

Ama bu imparatorluk Fatih’lerin, Kanuni’lerin, Yavuz’ların Osmanlısı olmayacak.

Bu imparatorluk kapitülasyonların dönemini yaşıyor olacak.

IMF ile Dünya Bankası ile anlaşmaya çalışacak.

Bu imparatorluk Irak işgalinin yardımcısı olacak.

Bu imparatorluk İran’ı sindirmenin destekçisi olacak.

Bu imparatorluk BOP’un ortağı olacak.

Bu imparatorluk Sultan Vahdeddin’in dönemini yaşayacak.

Biz de olan biteni seyredeceğiz.

Böyle mi olacak dersiniz?

Yoksa böyle mi oluyor?

Böyle oluyor da memleketim hâlâ ayırdına mı varamıyor?

Memleketim?

Ne diyorsun memleketim?

29 Mart’ı mı bekleyelim?

 

 

Cumhuriyet Gazetesi – 09.03.2009