HOP!.. ONE MİNUTE YALOVA KAYMAKAMI...’

Ali SİRMEN

 

Pazartesi sabahı, Kerametaltı’ndan hareketle Orhangazi üzerinden Yalova’ya ulaştım. Yalova’dan sık sık geçiyor, arada pazarına uğruyor, Altın Balık’a gidiyor, dostum Hasan ile laflıyorum.

Ama Yalova’da en hoşuma giden yer Vilayet binası, Yalova valisi orada oturuyor ve Yalova valisinin binasını her gördüğümde içimi yağ bağlıyor, Yalova kaymakamının yarım yüzyıllık saraka karşısındaki büyük intikamı gibi geliyor bana Yalova Valiliği.

O kadar çok anıldı ki “Yalova kaymakamı” olayı, ardındaki öykü unutuldu. Anımsayalım:

Göreve yeni tayin olmuş olan Yalova kaymakamı, o sırada eski Galata Köprüsü’ne bağlı olan Adalar İskelesi’nde, Yalova’ya gidecek vapuru beklerken bir yandan da ayakkabılarını boyatıyor, keyfi yerinde... bir ara boyacıya soruyor:

- Şimdi şuradan Emniyet Müdürü geçse ne yaparsın?

- Kalkıp esas duruşa geçerim beyim.

- Peki İstanbul Valisi geçse?...

- Yine hazırola geçerim beyim.

- Ya Galata Emniyet Amiri?..

- Yine saygıda kusur etmem beyim.

- Peki ya Yalova Kaymakamı geçse?

- Amaaan beyim kim takar Yalova Kaymakamını...”

***

NATO’nun 60. yıldönümü toplantısında belli başlı başlıklar içinde iki önemli konu vardı: Danimarka Başbakanı Rasmussen’in NATO Genel Sekreteri olması ve Fransa’nın örgütün askeri kanadına geri dönüşü ile sisteme tam entegre olma niyeti.

NATO’ya genel sekreter olmak isteyen Danimarka’nın Başbakanı Rasmussen, PKK terör örgütünün TV’sine kendi ülkesinden yayın yaptırılmasının dostluk ilişkilerine sığmadığını, üstelik bu ülkenin altında imzası olan teröre karşı mücadeleyle ilgili anlaşmalara ters düştüğünü söyleyerek bundan vazgeçilmesi için uyarıda bulunan Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Tayyip Erdoğan’a Yalova Kaymakamı muamelesi çekerek hepimizin nefretini kazanmış, demokrasi kisvesi altında terör destekçiliği yapan biri.

NATO Genel Sekreteri olmak isteyince Rasmussen, kendi kendime güldüm,

- Haaah dedim şimdi şapa oturdun mantar ağası, Türkiye vetosunu kullanır ve senin gibi PKK destekçisini katiyen oraya sokmaz.

Meğerse ne aptalmışım! Rasmussen’in Yalova Kaymakamı muamelesi çektiği kişilerin bir halt edecek halleri yokmuş. Herifçioğlu, bizimkini tiye alıp, herkesin önünde küçük düşürüp genel sekreterliği önündeki engeli kaldırdı.

***

Yalaka yandaş medya, Tayyip Bey’in gönlünün alındığını, yumuşatılması için Rasmussen’in Roj TV’yi kapatma sözünü verdiğini falan yazdılar.

Özür dilerim ama, biz toktuk, artık bu kadarını yemedik.

Nitekim Rasmussen, ülkesi gazetelerine demeci patlattı:

- Türklere kendimi satmadım. Roj TV’nin kapatılacağına dair söz verdiğim doğru değil.

Kısacası Rasmussen diyor ki, ben hiçbir şey yapmadım, onların vetosunu kaldırttım, hazrete tükürdüğünü yalattım.

Bu arada, Fransa’nın Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin ittifakın askeri kanadına dönme isteği karşısında da Tayyip Bey’in gıkı çıkmadı.

Oysa herkes sanıyordu ki, vetosu ile bu dönüşü engelleyebilecek olan Tayyip Bey, hiç değilse, Sarkozy’nin Türkiye’nin AB üyeliği konusundaki şiddetle karşıt görüşlerini değiştirtemese bile yumuşatabilirdi.

Öyle bir şey olmadı, bu konuda Tayyip Bey’in gıkı bile çıkmadı.

12 Eylül döneminde de benzeri bir olay olmuş, Evren, Yunanistan’ın NATO’nun askeri kanadına dönüşünü gıkı çıkmadan kabul etmiş, Haig’in oyununa gelmişti.

Hadi Kenan Paşa’nın bu işlere aklı ermezdi, fazla sesi çıkmazdı, ama Davos Fatihi “One minute” Tayyip Bey’in söyleyecek hiçbir şeyi yok muydu?

***

Yalova’da Vilayet binası önünden her geçişimde gülüyorum, Yalova kaymakamlığından kurtulup Yalova valisi olan Yalova kaymakamının intikamını düşündükçe içimi yağ bağlıyor.

Ama kimileri hâlâ Yalova kaymakamlığını sürdürmekte berdevam.

Onu gördükçe içimden hep haykırasım geliyor:

- Hop Yalova kaymakamı Hooop, One minute anam babam Yalova kaymakamı one minute!..

Cumhuriyet Gazetesi – 07.04.2009